MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu kaçıran ABD’ye sert tepki gösterdi. Olayın 15 Temmuz ile benzerliğin dikkat çekici olduğunu söyleyen Bahçeli, “Terk fark şudur: Birisi uyumamış ve direnmiştir; diğeri uyumuş ve teslim olmuştur.” dedi.
Ahmet CEYLAN
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısında açıklamalarda bulundu.
Bahçeli’nin gündeminde ABD tarafından kaçırılan Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro vardı. İşte Bahçeli’nin konuşmasından öne çıkan satır başları:
“Yeni yüzyılın zorlu etaplarını birer birer geçerek; geçmişin çağrısını geleceğin çehresiyle birleştirmek, ecdadımızın hükmünü evlatlarımızın haysiyet ve hürriyetiyle örtüştürmek müşterek gaye olarak önümüzdedir. Milliyetçi Hareket Partisi, bu gayenin her yönüyle şuurundadır.
“Hedefimiz süper güç Türkiye’yi inşa olmalıdır”
Hedefimiz süper güç Türkiye’yi inşa olmalıdır. Yeni yüzyıl süper güçle taçlanmış bir Türkiye’ye gebedir. Zirveler kartalsız coğrafyalar bozkurtsuz gönüller kızıl elmasız olmaz diyerek yürüyeceğiz yükseleceğiz el hak muzafferliğin mührünü bu yüzyılın alnına vuracağız.
Terörsüz Türkiye hedefinin adım adım gerçekleşmesiyle biliniz ki başarmayacağımız bir şey yoktur. Süper güç Türkiye’nin engellenmesi diye bir şey de söz konusu olmayacaktır.
“Korsanlık vakası yaşanmıştır”
21. yüzyılın ikinci çeyreğininin daha ikinci gününde tarhite belkide hiç tesadüf edilmeyen bir haydutluk, bir korsanlık, bir insan kaçırma vakası yaşanmıştır. Beyaz perdede ya da televizyonlarda izlediğimiz Karayip Korsanları Filmi tüm dünyanın gözleri önünde gerçekleşmiş. Film seti Venezuela’nın başkenti Caracas’ta kurulmuştur.
“Hepten lanetliyorum”
Seçimle göreve gelmiş, egemen eşitliği uluslararası camiada hukuken tescillenmiş Venezüella’nın Devlet Başkanı Maduro’ya karşı yapılan gayrimeşru ve hukuk dışı saldırıyı nefretle, şiddetle ve her yönüyle sadece kınamıyor, hepten lanetliyorum. Bu ayıp, bu ahlâkî yıkım, bu zalimlik, bu hukuk tanımazlık, bu insan hakları karşıtlığı, bu kabalık, bu skandal eylem, bu mütehakkim zorbalık; hiç kimseye hak değildir, hiçbir ülkenin de imtiyazı olamaz.
Maduro’ya yapılan hukuk dışı bir eylemdir. İnsan kaçırma yaşanmıştır. ABD’nin yaptığı haydutluktur. 15 Temmuz ile benzerliği dikkat çekicidir. Tüm dünya tehdit markajındadır.
“Sineye çekilecek bir durum değildir”
Muhatap Venezuela halkıdır, sorumluluk Venezuela halkınındır. Venezuela örneği ne ilktir ne de son olacaktır. Ancak bir devlet başkanının ülkesinin başkentinde istihbarat sızmasıyla başlayan kombine bir saldırı planlamasıyla, gece yarısı yatağından eşiyle birlikte güç kullanılarak sürüklene sürüklene alınması ilk kez vuku bulmuştur. Bu olacak şey değildir, bu sineye çekilecek bir durum değildir. Dijital çağın yeni sürüm ve eşkıyalık taktiğiyle insan kaçırılmış, uluslararası literatürdeki tarifiyle zorla lider transferi yapılmıştır. Tarihte barbar kavimler Roma’yı nasıl istila etmişse, aynısı 2 Ocak’ı 3 Ocak’a bağlayan gece yarısı Karakas’ta sahnelenmiştir.
“Birbirinin aynısıdır”
Bu müfrit ve mütehakkim tablonun, ülkemizde yaşanan 15 Temmuz ihanetiyle benzerliği de dikkat çekicidir. 3 Ocak 2026 tarihinin akşam saatlerinde bir televizyon kanalına gönderdiğim mesajda vurguladığım üzere, Amerika Birleşik Devletleri’nin Venezuela’da yapmış olduğu askerî müdahale ile Devlet Başkanı Maduro’yu iktidardan haksız ve hukuksuz şekilde uzaklaştırma girişimi bilinen ve tanıdık bir komplodur. Türkiye’de 15 Temmuz 2016 tarihinde FETÖ eliyle gerçekleştirilen kalkışmada, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan Marmaris’te bulunurken doğrudan kendisine yönelik sergilenen aşağılık girişimdeki yöntemle; bugün Maduro’yu hedef alan yöntem birbirinin aynısıdır.
“Venezuela’daki gece yarısı darbesi aynı tornanın mamulü, aynı projenin mahsulüdür”
15 Temmuz’da casus ve vahşi bir örgütü maşa olarak kullanıp üzerimize salan Amerika Birleşik Devletleri, Venezuela’da bunun yerine doğrudan müdahale etmiştir. İlk olarak milletimizin ayağa kalkan iradesine ve kahramanca mücadelesine çarpıp yerle yeksan olan FETÖ ihanetiyle, Venezuela’daki gece yarısı darbesi aynı tornanın mamulü, aynı projenin mahsulüdür.
Tek fark şudur: Birisi uyumamış ve direnmiştir; diğeri uyumuş ve teslim olmuştur. Biliyoruz ki, susuz sahada düşman uyumayacaktır. Şayet uyursak, uyuklarsak, uyuşursak; unutmayınız ki İzmir’e kaçış kaçınılmazdır.
Trump’ın yeni hedefleri
Venezuela meselesi, dünyanın üzerine eski bir harabe gibi çökmüş; depremden sonra yıkılan çok katlı binalar misali enkaza dönmüştür. Bunun altından nasıl kalkılacağı, üçüncü dünya savaşının çatısı örülen ve tutuşturulmak istenen kıvılcımının önüne nasıl geçileceği muammaya dönüşmüştür. Trump’ın yeni hedefleri Meksika, Kolombiya, Panama, Küba, Kanada ve Grönland’dır. Tezahür eden akıl ve izan tutulmasının tekmil hâlindeki egemenlik ve hukuk yarılmalarının dünyayı kademe kademe felakete taşıdığını fark etmemek için yalnızca üç maymunu oynamak yeterlidir. Konu ne narkoterör meselesidir ne de otoriterleşen devletler veya yöneticiler konusudur.
“Yeniden kurgulanan emperyalist yayılmacılık”
Bunun çok daha derininde, çok daha ötesinde; hâkimiyet ve paylaşım şiddetindeki basınç yüksekliğinin muhtelif coğrafyalarda öbek öbek patlamaya geçmesidir. Trump’ın sağduyusu, ahlaki melekeleri buharlaşmıştır. Amerika Birleşik Devletleri Başkanı’nın “Venezuela’yı biz yöneteceğiz” demesi; enerji kaynaklarına çökme mesajı niteliğinde, yenilenmiş sömürgeciliğin ve yeniden kurgulanan emperyalist yayılmacılığın dekoratif karanlık yüzünü deşifre etmiştir. Amerika Birleşik Devletleri’nin asıl hedefi; enerji akışının kontrolü, altın başta olmak üzere değerli maden ve mineral ticaretine hükmetmek; aşılan siyasi, askerî ve ekonomik cephelerle bir ülkenin neyi yoksa aşırmak ve el koymaktır.
SDG’ye net mesaj
SDG/YPG’nin İsrail’in dümen suyuna girmesi, bu siyonist alçaklık tarafından Mazlum Abdi’nin PKK’nın kurucu önderinin yerine hazırlanıyor görüntüsü çözümsüzlüğü ve kaosu sertleştirecektir. Buna da hiç kimsenin hakkı yoktur. Ya mutabakatla, ya da zorla Suriye’nin üniter yapısı, siyasi ve toprak bütünlüğü kategorik olarak tesis edilmesi, bilhassa Arap aşiretleri Şam yönetiminin ön şartsız yanında durmalıdır.