Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD’nin Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’ya yönelik operasyona suskun kaldığı iddiasına tepki göstererek, “CHP Genel Başkanı’nın sosyal medya üzerinden sarf ettiği, diplomatik hassasiyetleri gözetmeyen ve hukuki gerçekleri çarpıtan ifadeler nezaketsizliktir, açık bir sorumsuzluk örneğidir” dedi.
Ahmet CEYLAN
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, ABD’nin Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu kaçırdığı operasyonla ilgili Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı sessiz kalmak ve Trump’tan çekinmekle eleştiren CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e yanıt verdi.
Tunç, NSosyal’deki hesabından yaptığı açıklamada, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik değerlendirmelerine tepki gösterdi.
Türkiye’nin dış politikasının, güç odaklarına göre değil, uluslararası hukuk ve millet iradesinin esas alınarak şekilleneceğine vurgu yapan Tunç, uluslararası hukuku ve siyasi meşruiyeti ihlal eden hiçbir girişimi kabul etmeyeceklerini belirtti.
“Açık bir sorumsuzluk örneğidir”
Tunç, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, adalet, hakkaniyet ve vicdan üzerine inşa edilmiş bir uluslararası sistem ihtiyacını her platformda dile getiren, küresel krizlerde devlet aklı ve uluslararası hukuk zemininde hareket eden bir lider olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:
“Bu açık ve tutarlı çizgi ortadayken, CHP Genel Başkanı’nın sosyal medya üzerinden sarf ettiği, diplomatik hassasiyetleri gözetmeyen ve hukuki gerçekleri çarpıtan ifadeler nezaketsizliktir, açık bir sorumsuzluk örneğidir.
Ülkemizin dış politikası, köklü bir medeniyet birikiminin izlerini bugüne taşıdığı gibi sorumlu ve ilkeli bir devlet anlayışını da yansıtmaktadır. Bu alan gündelik malzemelerle polemik üretme alanı değildir. Türkiye, bugün olduğu gibi bundan sonra da meşruiyet ve uluslararası hukuk temelinde hareket etmeye, krizlerin çözümünde yapıcı ve ilkeli tutumunu sürdürmeye devam edecektir.”
Özgür Özel ne demişti?
CHP lideri Özgür Özel, ABD’nin Venezuela’ya saldırısı karşısında Erdoğan’ın sessizliğine ilişkin şunları söylemişti:
“Bu fotoğrafa iyi bak Sayın Erdoğan! “15 Temmuz’da beni ilk arayan Maduro’ydu” diyordun. “Maduro kardeşim, dik dur, yanındayız” diye seslenip, destek gönderiyordun.
Maduro, adil olmayan seçimler yaptığında, kendi halkına adaletsiz davrandığında “kardeşim” diyerek arkasında duruyordun. O zaman da yanlış yapıyordun.
Ama dostun Trump geldi, uluslararası hukuku çiğneyip kardeşin Maduro’yu yatak odasında eşiyle birlikte aldı, elini gözünü bağlayıp götürüyor. Şimdi ne hazindir ki; bu fotoğraf karşısında susuyorsun.
Demokrasiyi savunman gerektiği zaman Maduro’yu savunuyordun, şimdi dünya düzenini savunman gerektiğinde, suskunluğunla, Trump’ın başka bir ülkeye darbesini savunuyorsun. Çünkü muhtaç hissettiğin Trump’tan çekiniyorsun. İşte sizin demokratlığınız da dostluğunuz da kardeşliğiniz de bu kadar!”